Page 32 - SBBTarım Dergi-13
P. 32
SBB TARIM
Kahverengi
Kokarcaya Karşı
Ortak Mücadele
Ayşe KAMSIZ
Ziraat Mühendisi
Samsun Büyükşehir Belediyesi
Son yıllarda Türkiye’de ve birçok ülkede hızla yayılmaya
başlayan Kahverengi Kokarca (Halyomorpha halys), hem
tarım hem de günlük yaşam açısından ciddi sorunlara yol
açmaktadır. Anavatanı Doğu Asya olan bu istilacı böcek
türü, özellikle meyve ve sebze üretimini tehdit etmektedir.
Kahverengi Kokarcanın Zararları
1. Tarım Ürünlerine Zarar Verir:
Kahverengi kokarca, bitkilerin özsuyunu emerek beslenir.
Bu durum meyve ve sebzelerde şekil bozukluğuna, erken
çürümeye ve verim kaybına neden olur. Özellikle fındık, By Hectonichus - Own work, CC BY-SA 4.0,
https://commons.wikimedia.org/w/
elma, armut, domates, mısır ve fasulye gibi ürünlerde index.php?curid=63056893
büyük ekonomik kayıplar yaşanabilir.
3. Doğal Düşmanların Kullanımı:
2. Hızla Yayılır:
Son yıllarda araştırmacılar, kahverengi
Bu böcek çok sayıda yumurta bırakabildiği için kısa sürede kokarcayla mücadelede faydalı böcekler
geniş alanlara yayılabilir. Ayrıca doğal düşmanlarının az (örneğin samuray arısı) kullanımı üzerine
olması nedeniyle popülasyonu hızla artar. çalışmalar yapmaktadır. Bu biyolojik
yöntemler çevre dostu ve uzun vadede
3. Evlerde Rahatsızlık Yaratır: etkili olabilir.
Sonbaharda soğuk havalardan korunmak için evlere 4. Toplum Bilinci ve İş Birliği:
girerler. Yoğun bir şekilde ev içinde görülmeleri, kötü
kokuları ve zor yok edilmeleri nedeniyle yaşam alanlarında Bu zararlıya karşı toplumsal farkındalık
ciddi rahatsızlık verirler. büyük önem taşır. Özellikle çiftçilerin ve
halkın bilgilendirilmesi, yayılımın kontrol
Neler Yapılabilir? altına alınmasında etkilidir.
1. Mekanik Mücadele:
Evlerde görüldüğünde pencere ve kapı kenarlarına sineklik
takılması, çatlak ve deliklerin kapatılması faydalı olur.
Görülen bireyler süpürgeyle toplanabilir veya sabunlu suya
atılarak etkisiz hale getirilebilir.
2. Tarım Alanlarında Takip ve Kontrol:
Erken tespit çok önemlidir. Tarım alanlarında feromon
tuzakları kullanılarak popülasyon izlenebilir. Zararlı
seviyeye ulaşıldığında biyolojik mücadele veya uygun tarım
ilaçlarıyla müdahale yapılmalıdır (uzman önerisiyle).
32

